Bugün: 23.02.2012 PERŞEMBE  Saat: 08:20  

 

DEMiRCi' DE HALICILIĞIN GEÇMİŞİ

Türk halı ve kilirnleri, Orta Asya konar-göçer kültürünün bir ürünüdür. Türklerin geleneksel
sanatı olan halıcılık Orta Asya'dan Türkler tarafından Anadolu'ya getirilmiş, Selçuklular tarafından daha
da geliştirilerek Anadolu'nun her köşesine yayılmıştır.
Türklerden önceki dönemde çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan Demirci ve bölgesi, bu
tarihsel mirasına uygun olarak Türkler döneminde de yol uğrağı önemli bir merkez olma 'konumunu
korumuştur. Batı Anadolu'ya uç beyi olarak atanan Saruhan oğulları Manisa bölgesinde fetih harekatına
giriştiklerinde Demirci ve bölgesi ilk fethedilen yer olmuştur. Saruhan oğulları beyliği döneminde
beyliğin önemli bir siyasi merkezi olan Demirel, bu konumunu Osmanlı imparatorluğu döneminde de
sürdürmüştür. Bu yönetime yakın olma özelliği daha sonraki yüzyıllarda saray halılarının dokunduğu yer
olma özelliğini sağlayıcı önemli bir etken olacaktır. Saruhan oğullarının ilk yerleşme yeri olan Demirci
XVI. yüzyılda yoğun bir yürük yerleşmesine sahne olmuştur. Bu durum da yürük el sanatı olan halı ve
kilimciliğin gelişmesine neden olacaktır. Ayrıca Demirci ve bölgesi, Ege ve Güney Marmara konar-göçer
yürüklerin göç yolları üzerinde bulunmaktadır. Demirci halı ve kilimciliği bu geniş coğrafyada sürekli
gidiş-gelişler yapan konar -göçerlerce etkileşim halinde bulunmuştur.
Demirci'de halı ve kilim dokumacılığı ilçenin kuruluş yıllarına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir.
Demirci halıcılığı dönemler halinde gelişmiştir. Bunun nedeni Türk halıcılığının inişli çıkışlı geçmişidir.
15, 16 ve 17.yüzyıllar Türk halıcılığının zirveye çıkışıyla birlikte Demirci de halı merkezi olmaya başlamış
ve kendi tarzını yaratabilmiştir. Osmanlı İmparatorluğunun en parlak dönemlerinde, saray çevreleri için
dokunmuş halılara "Saray halıları" denir. Saray halılarının dokunduğu yerlerden bir olan Demirci'de
saray kültürünün izlerini sülale lakaplarında, yaşam biçimlerinde ve eğlencede görebilmek mümkündür.
17. ve 18.yüzyıl Türk halıcılığının gerilemeye başlaması ile Demirci de geleneksel olarak keçe ve kilim
dokumacılığı devam ettirilmiştir.
Gökmen'e göre Demirci'de. 17.yüzyıl ortalarında, Demirci'ye özgü alaca kilimi. alaca deve kilimi.
alaca katır kilimi. kırmızı-yeşil pervazlı sarı saçaklı katır kilimi dokunmuştur. 1671-1672 tarihlerinde
Demirci'ye gelen Evliya Çelebi kentin alaca kilimlerinin meşhur olduğunu belirtmektedir.
Demirci'de son dönem halıcılığı ise 19.yüzyıl ortalarından itibaren gelişmiştir. Vahit Aramağan'a
göre Demirci'de ilk halı tezgahı 1882 tarihinde kurulmuştur. Gökmen'e göre 1883 tarihli Aydın Vilayeti
Salnamesinde "halı ve seceade imaline yeni başlanmıştır" denilmektedir.
Boyacıoğulları-A1akese'ye göre Demirci'ye son devir halıcılığının girişi şöyle olmuştur:
Demirci'den Galiz Oğullarından Hacı Rıza Efendi küçük yaşta iken annesiyle Gördes'teki akrabalarının
yanına misafir giderler, hanım çok zeki ve becerikli olduğundan orada dokunmakta olan halıyı öğrenir.
Demirci'ye döndüklerinde basit bir tezgahta ufak çapta seceadeler yapmaya başlar. Bu durum komşular
arasında ve bütün Demirci'de fazlasıyla ilgi uyandırır ve bu iş hızla yayılır. 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı
sonrasında Demirci'de yokluk, afet, yangın nedeniyle yaşanan ekonomik sıkıntıları aşmak için kentin
ileri gelenleri dönemin Belediye Başkanı İzmir zade Şeyh Hacı Mehmet Nuri Efendi önderliğinde
Gördes'e giderek halı boyacılığını ve dokuyuculuğunu iyi bilen bir aileyi Demirci'ye getirirler. Bu aileye
halı tezgahları kurulur; boyahane açılır ve Demirci halkından becerikli kadın ve kızları bu eve halı kursuna
gönderilir. Erkeklerden de çırak olarak boyahaneye yerleştirilir. Böylece halıcılık ve halı boyacılığı
Demirci'de yerleşmeye ve yayılmaya başlar.
20.yüzyıl da demirci el halıcılığı gelişimini sürdürmüştür. Hem iç hem de dış pazara halılarını
sunmuştur. Özellikle 1980'lerde el halıcılığı yanında makine halıcılığı önemli bir sıçrama yapmıştır.
Bugün Demirci halıları Türkiye'nin ve dünyanın ev, cami ve otellerini süslemektedir.
Kısaca halıcılık tarihini aktardığımız Demirei; birçok uygarlıklara ev sahipliği yapmış ve çeşitli
kültürleri nesilden nesle aktarmış, tarihsel süreçte önemli bir siyaset, kültür ve ticaret merkezi
olagelmiştir. Adı halı ve halıcılık ile özdeşleşmiş Demirci ilçesinin Halıkent olarak anılması hem el
sanatları açısından hem de ekonomik bir faaliyet olarak halıcılığın ilçe için önemini ortaya koymaktadır.

                                                         ismail OGUZ
                                                          C.B.Ü.Öğr. Görörevlisi

  Halı ve Gurbet

Selimiye'nin avlusunda abdest alan
adamı göz ucuyla takip, eden ihtiyar,
delikanlıdan sonra abdest aldı. İhtiyar ilk kez
Edirne'ye gelmişti. Mimar Sinan'ın ustalık
eserim dediği Selimiye'nin mermer
basamaklarını ağır ağır çıktılar. Basamaklar
yılların yorgunluğundan yıpranmıştı. İhtiyar
yavaş yavaş arkadan gen ei takip ederek cami
kapısından içeri girdiler.
Yağız delikanlı, dikkatli dikkatli başını
eğerek yere baka baka ön safha kadar dalgın ve
karmakarışık duygular ile ilerledi. Arkasından
gelen ihtiyarda Selimiye'nin muhteşem
kubbesinden etkilenirken bir yandan da genci
takip ediyordu.
Cami çıkışında gurbetteki ihtiyar yağız
delikanlının yanına yaklaşarak "Sen
DEMİRCİ' limisin "dedi. Hiç konuşmadıkları
ihtiyarın sözü ile irkilen genç gayri ihtiyari ."
nereden anladınız beyamca "dedi. İhtiyar
başladı anlatmaya Selimiye'ye ilk gelişim.
Abdest alırken den beri seni takip ediyorum.
Davranışların ile senin de gurbette olduğunu
hissettim. Nereli olduğun hakkında ise kararımı
sen camiye girince verdim. Çünkü Demircililer
Camiye ilk girdiklerinde ilk baktıkları yerdeki
halının kendi yörelerinden olup olmadığını
incelerler.Sende ön safha kadar halılara o kadar
dikkatli baktın ki bu sebeple bende senin
Demircili olabileceğini tahmin ettim dedi. Cami
avlusunda başlayan bu muhabbet uzunca süre
devam etti. Delikanlı, ihtiyara Demirci'yi ve
Demirci halılarını anlatırken adeta kendisinden
geçti. Gurbette başlayan bu dostluk yıllarca
sürdü.
Gurbet; kısaca alıştığımız veya
yaşadığımız yerden ayrılma anlamına gelirken
her zaman kendine has hüznü olmuştur.
Çoğu insan için gurbet özlemdir, sıladır,
kimine göre kurtuluştur, ferahtır, kimine göre
de tekrar buluşmak için bir fırsattır. Demircililer
her zaman gurbeti tekrar buluşmak için bir
fırsat olarak görmüşlerdir. Çünkü onlar gurbete
gittiklerinde mutlaka bu gurbet hayatını
kolaylaştıracak bir yol bulmuşlardır.
Demirci 60 000 nüfusu ile göç veren
bir ilçe pozisyonu her daim devam etmiştir.
Elde kesin veriler olmamasına rağmen Demircideki

nüfusun en az beş katı gurbete düşmüştür.
Bu gurbet macerası kimi zaman iş kaygısı, kimi
zaman meslek kaygısı, kimi zaman eğitim
kaygısı, kimi zamanda sağlık olmuştur.
Demircililer sadece ülkemizin çeşitli
noktalarında değil dünyanın çeşitli
noktalarında gurbettedirler.
Demircililer; her noktada yaşayışları ve
duruşları ile fark edilirler. Çalışkan Demircililer
deyim yerinde ise ekmeğini taştan çıkaran
insanlardır. Demirci halısı ile piyasada haklı bir
yer kazanırken günün şartlarına kendisini
adapte edebilmiş ender üretim merkezlerinden
biridir. EI halıcılığı ile piyasanın nabzını tutan
ve üretim üssü konumunu hiçbir zaman
kaybetmeyen Demirci cami ve otel halısı
üretiminde de kalitesi ile en büyük üretici
konumundadır. Türkiye de ve Dünyada cami
halısı alacakların mutlaka uğradıkları ve
görüştükleri yerdir Demirci.
Ülkemizin muhtelif yerlerinde bulunan
paha biçilmez göz nuru camilerimizde sizleri
bu büyüleyen atmosfere uygun olarak Demirci
halıları karşılar. Bir Demircilinin camiye ilk
girdiğindeki dikkat ettiği husus yerdeki halıdır.
Bilir ki bu muhteşem eserlerde Demircilinin el
emeği göz nuru alın teri vardır. Gurbetteki
özlemini ilk yendiği yer burasıdır. Bu hal:nın
üzerinden mutlaka kendinden bir şeyler bulur
her adımında Demirci'yi karış karış dolaşır. Bir
Demircili, Demirci'nin halısını mutlaka fark
eder. İhtişamlı yapı ile halıyı bütünleştirir. O
anda duyduğu mutluluk ve haz, onu bir
dahaki buluşmaya kadar gurbet ateşini
söndürür.
Yıllar boyu emegı ile cami ve otel
halılarının değişmezi, ürettiği çevreye duyarlı
yün halıları ile dünyanın taktirini kazanan
Demirci'yi mutlaka alternatifiniz içine alın. Bilin
ki "DEMİRCİ HALISININ ALTERNATiFi YiNE
DEMİRCi'DEKi FiRMALARıN ÜRETTiĞi
HALILARDıR" Her ürün kullandıkça yıpranırken
% 100 yün Demirci halıları kullandıkça parlar ve
canlılığını kaybetmez.
Demircili firmalar yıllarca yaptıkları zorlu
ve fedakar mücadeleden sonra elde ettikleri
açık ara pazar liderliğini daha da ileriye taşımak
için daha dikkatli daha özverili daha sabırlı
üretim için gecesini gündüzüne katar.
Gelin sizde gurbeti, yeniden kavuşmak
için bir fırsat bilin.

Kazım AYSAN

İnşaat Mühendisi

Demirci Belediyesi Fen İşleri Müdürü

Anasayfaya git